29 Mart 2017 Çarşamba

Kelebeğin Fosforlu sırrından, iki kanat toz..

Koca dünyayı ızdırap olarak görebilirim, bedenimi ve ruhumu çekmiş olduğum acılar sarmaşık gibi sarıyor olabilir. Bazen bir odanın içinde ama çoğunlukla kendi Zihnimde kapalı kalıp, kimseciklere derdimi anlatmıyorda olabilirim... iyiymiş gibi görünüp, kan kussamda kızılcık şerbeti içtim de diyebilirim!
çok daralıyorum bazen ama biliyorum ki elimden geleninin en iyisini yapıyorum. belki ilerde deyip hayatımı başka hayatlara başka zamanlara erteliyorum. Herneyse, ben Bazen kendime yenildim bazen kendimi yendim...
kimseye yenilmedim; kimseyi yenmedim,
anılarımsa benim yaşattığım kadar yaşadılar...
ben yazdım ben oynadım.. yanlış mıydı? Her zaman ben BEN oldum, Ruhumu yüzüme giydim! Sahi ruhunuzu yüzünüze giyecek kadar cesur musunuz? 🦋-Kelebek-🦋
Kadın İzmir'in kentinin dandik  bir mahallesinde yaşayan biriydi... Son derece yalnız hissediyordu kendini, geceleri slow yabancı şarkılar dinleyerek dinlendiriyordu ruhunu... Sabahı görmeden ikindin uyanıyordu! Hiç Mutlu pazar kahvaltıları yaşamamıştı, son derece psikolojisi bozuk ve düzensiz hayatında tanıdığı kişilere gülücükler saçarak hayatını devam ettiriyordu! Kadın boğulmuştu kadın yorulmuştu kadın kuşup çabalamıştı ama nereye kadar? Kadın güçlüyüm kelimesini Aslı'nda güçsüzüm demek olduğunu anlamıştı.. Kadın artık güçlüyüm demekten vazcaymıştı.. Artık o ne güçlü ne de güçsüzdü sadece İzmir'in bir mahallesinde yaşayan biriydi.. En azından kendini öyle görüyordu, ben buyum şu oldum bu oldum hayatım böyle devam ediyor diyemiyordu! Kadın kim olduğunu unutmuş ne yaptığını bilemez ve daha doğrusu İzmir'in bir mahallesinde yaşayan kadın işte diye yaşamına devam ediyormuş. Kadın kadın kadın! Kadın işte isim buluyor yaşamına.. İZmirin bir mahallesinde  yaşayan kadında sadece bu ismi bulmuştu kendine "İzmir'in bir mahallesinde yaşayan kadın"